Bebeklerde Gaz Problemi Hangi Sıklıkta Görülür?

Konu, 'Bebek Sağlığı ve Hastalıkları' kısmında Beyza tarafından paylaşıldı.

  1. bebeklerde gaz sancısı,bebeklerde gaz sorunu,bebeklerde gez nasıl giderilir,bebeğin gazı için ne yapmalı,bebeklerde gaz sorunu,bebeklerde gaz neden olur hakkında bilgiler


    images (2).jpg

    İnfantil kolik (gaz sancısı), genellikle sağlıklı bebeklerde, 2-3 hafta ile 4 ay arasında, haftada 3 günden fazla günde 3 saat kadar süren ağlama nöbetleri olarak tanımlanır. İnfantil koliğin bebeklerde görülme sıklığı % 17-30 arasındadır. Ailelerin %10-15’i ilk 3 ay içinde bebeklerinin ağlaması nedeniyle hekime başvurmaktadır. Bazı çalışmalarda infantil koliğin düşük doğum ağırlıklı bebeklerde daha sık görüldüğü ve daha geç başladığı belirtilmektedir. İnfantil kolikli bebeklerin % 5’inden azında altta yatan bir organik sebep bulunmaktadır. Sigara içen annelerin bebeklerinde görülme sıklığının 2 kat daha fazla olduğu ve anne sütü alanlarda da daha az sıklıkta olduğunu gösteren çalışmalar vardır. Ayrıca annenin emosyonel (duygu durum) durumunun da önemli olduğu, deneyimsiz sinirli ve sabırsız annelerin bebeklerinde daha fazla gözlendiği de az oranda kabul görmektedir.
    İnfantil kolik neden nolur?
    İnfantil kolik(İK), sık görülmesi ve anne babaya rahatsızlık vermesine rağmen nedeni bilinmeyen ancak kendiliğinden iyileşme olması açısından iyi seyirli hastalıklardan biridir. Neden kaynaklandığına dair hipotezler vardır. Bunlar içinde;
    Sindirim sistemine bağlı: Bebeklerde barsak hareketliliğinin artması sırasında anormal barsak hareketleri sonucu ağrının ortaya çıktığı belirtilmiştir. Bu bebeklerde serum motilin düzeyleri normal bebeklere göre yüksek bulunmuştur. Motilin mide boşalmasını hızlandırma, barsak hareketliliğini artırma ve ince barsaktan transit geçişi hızlandırmaktadır. Bu bebeklerin kord kanı ve ilk gün venöz kanda motilin düzeyleri yüksek bulunmuştur. Annenin beslenmesiyle aldığı inek sütünde bulunan alfa laktalbuminin barsak geçirgenliğinin artması sonucu bebeğe geçmesi ile alerji gelişir. İK’li bebeklerin %10-25’inde alta yatan neden bu olabilir. Annenin beslenmesindeki başka yiyeceklerde benzer alerjik reaksiyon veya intolerans geliştirebilir. Soya, kahve, fındık, fıstık, çikolata, kabuklu deniz ürünleri, brokoli, yeşilbiber ve baharatlı yiyecekler bunlardan bazılarıdır. Etkinliği tam olarak kanıtlanamasa da parçalanamayan ve emilmeyen karbonhidratlar kolon (kalın bağırsakta orta bölüm) florasınca kısa zincirli yağ asitlerine ve bazı gazlara dönüşür. Bu gazlarda soluk yoluyla atılır. Ancak mide gazının ağlamanın sebebi değil sonucu olduğu düşünülmektedir.
    İnteraksiyonel teori: İnfantil koliğin sindirim sistemi dışında nedenleri olabileceğine dair bazı hipotezler ortaya atılmıştır. Bunlar; ağlama şeklinin aşırı, süre olarak daha uzun, kolay provake edilen ancak zor kontrol edilen olmasıdır. Burun dışında atipik (alışılmadık) anne babalığın bir yansıması olabileceği ya da uygunsuz anne bebek ilişkisinin sonucu ortaya çıkabileceğini gösteren çalışmalar da vardır. Anne ile ilgili olarak emosyonel distres ve labilite, anksiyete, anne-bebek arasındaki ilişkiyi bozabileceği gibi aşırı ağlama bebeğe düşmanlık ve uyumsuz bir ilişki gelişmesine de yol açabilir. Her iki durumun sonucunda bebeğin huzursuzluğu giderek artacak ve ağlama aşırı bir hal alacaktır. Ailede evlilik ile ilgili çatışmalar, annenin bebeğe vakit ayıramaması, bebekle ilgilenememe durumu, stres, eş ve sosyal desteğin yetersiz olması diğer risk faktörleridir. Bunların yanında annenin gebelikte aşırı sağlık problemlerinin olması, travmatik doğum veya doğum sonrası hastanede uzun süre kalma diğer nedenler olabilir. Bebeğin doğumundan itibaren sahip olduğu genetik kodlu mizaç özellikleri (zor mizaç, uyandırmada düşük eşik, uyaran beklentisi gibi) uygunsuz çevre ( anne baba çatışması, tecrübesizlik, anksiyete gibi) ile birlikte olduğunda kolik ortaya çıkmaktadır.
    Merkezi sinir sistemi gelişimi: Serotonin barsak düz kasını kasarak kramplara neden olur. Melatonin ise barsakları gevşetir. Her ikisi de akşamları sıçrama yapar ve belli bir ritimde salınır. Serotoninin doğumdan itibaren ritmik salınması varken melatoninin ritmik salınımı 3. ayda başlar. Bu nedenle ilk aylarda barsakların melatonin yetersizliği nedeniyle relaksasyonu (gevşeme süresi) yeterli olmaz. Bilindiği gibi kolik görünümü de 3. aydan sonra kaybolur.
    Gaz sancısı kendini nasıl belli eder?
    Bebeklerde yüksek tonlu aşırı ağlama ile birlikte genellikle ayaklarını karna çekme, gerinme, karın şişliğinde artma, barsak seslerinin duyulması, kusma, kabızlık veya sık kaka yapma görülür. Kaka sonrası rahatlayabilir ancak bazen etkili olmaz. Kolay provake olduğu için hareketle ağlaması artabilir. Zor sakinleştirilir. Genellikle 2-3 saatin sonunda kediliğinden susar. Ağlama sırasında beslenmeyi reddebilir. Ağlama sonrası eski haline döner.
    Bebekler kaç aylık olana kadar gaz sorunu ile karşı karşıyadır?
    Genellikle 4. ayın sonunda gaz yakınmaları ortadan kalkar.
    Gaz probleminin önlemek mümkün mü?
    Emziren anne beslenmesine özen göstermelidir. Sigara, kahve, çay, çikolata, baharatlı yiyecekler, annenin sindirim sorunu yaşadığı besinler, kuru bakliyat, kabuklu deniz ürünleri, turunçgiller, lahana, brokoli, bezelye gibi yiyecekler gaz problemine neden olabilir bu yüzden dikkatli tüketilmelidir.
    Bebekler emzirilirken dik pozisyonda emzirilmelidir.
    Yeterli sürede emzirilmeli az veya çok beslemekten kaçınılmalıdır.
    Beslenme sonrası sırtı sıvazlayarak dik pozisyonda ya da parmak uçları ile hafif sırta vurarak gazı çıkartılmalıdır.
    Bebek memede çok uzun süre tutulmamalıdır.
    Biberonla beslerken bebeğin hava yutmadığından emin olunmalı, uygun biberon seçilmelidir. Biberon deliği bebeğin ayı ile uyumlu olmalıdır. Çok hızlı akmamalı ya da emerken bebeği zorlamamalıdır. Eğer gaz ve kabızlık yakınması oluyorsa mama değişikliği yapılabilir. Miktarda bebeğin ihtiyacına uygun olmalıdır.
    Besin alerjisi açsından aile öyküsü olan bebeklerde cilt sorunları, kusma, iştahsızlık, kanlı dışkılama, kilo alamama gibi yakınmalarda varsa süt alerjisi olabileceği unutulmamalıdır. Annenin beslenmesinden süt ürünleri çıkarıldığında durum düzelir.
    Gaz sancısı çeken bebeğe ne yapmalı?
    Hemen her istediğinde bebeğin kendini güvende hissetmesi açısından emzirilmeli ancak çok miktarda süt alımı sonrası kusmaları ile birlikte ağlaması oluyorsa bir süre kucakta sakinleştirilmelidir. Kucakta hafif dans eder şekilde veya sallayarak, okşayarak görsel, işitsel ve dokunsal uyaranlar faydalı olacaktır. Aşırı sallamaktan kaçınmak gerekir.
    Karınları üzerine yatmak, kucakta yüzü yere bakacak şekilde kol üzerine yatırmak rahatlatabilir. Emme isteği fazla olan bebekler beslendikten sonra sakinleşmelerini sağlamak için kısa süreli emzik de verilebilir.
    Bebeği izleyen çocuk hekimi mutlaka aileye infantil kolik hakkında detaylı bilgi vermeli, empati kurmalı ve güven vermelidir. Hastalığın kendini sınırlayan ve iyileşen bir hastalık olduğunu vurgulamalıdır.
    Öncelikle bebeğin rahatlatılması önemlidir. Kendi haline ağlamaya bırakılmamalıdır.
    Açlık, emme isteği, uyku, uyaran isteği mutlaka gözden geçirilmelidir. Bu ihtiyaçlardan birini karşılamak onun daha sakin ve güvende olmasını sağlar. Sık beslemek ve kucakta olmak bebeği rahatlatabilir. Sallama, ses çıkaran oyuncak veya araçlar, bebek arabası ritmik uyaranlar vereceği için etkili olabilir.
    Gaz giderme için kullanılan ilaçlar çoğu zaman etkili olmayabilir. O nedenle fazla miktar ve sayıda ilaç kullanmaktan kaçınılmalıdır.
    Ağlama saatlerine yakın banyo ve sonrasında yapılacak masaj yine bebeğinizi rahatlatabilir. Banyo sırasında ılık su içinde iken karın masajı, ayakların sıcak tutulması, karın üzerine yatma ya da sıcak su torbası ile dikkatli şekilde karna sıcak uygulama da bebeği rahatlatabilir.
    İnfantil kolikli bebeklerin ağlaması kolay provake olduğu için çevresindeki uyaranların azaltılması ve sakin ortamda bulunması, anne ve baba tutumu da sakinleşmelerini sağlayabilir. Ancak mizacı gereği sürekli uyaran ihtiyacı olan bir bebekte tersine daha fazla ağlamaya da (benimle ilgilenin) neden olabilir.
    Gaz sancısını gidermek için yapılan hatalar nelerdir?
    Çoğunlukla beslenme şekli ve sıklığında yapılan hatalardan kaynaklanır. Bu hatalar şöyle sıralanabilir:
    Aşırı beslemeye çalışma ya da az besleme
    Anne sütü alıyorsa annenin beslenmesi ile aldığı yememesi gereken yiyecekler
    Bebeğin ağlamasına aşırı tepki gösterme, giderek artan gerginlik
    Bebeğin yakınmalarının bir süre sonra kendiliğinden de geçeceğini unutma, sık hekime başvuru, çok sayıda ilaç kullanma eğilimi
    Bebeğin mizacına uygun olmayan uyaran verme, aşırı ağlamaya neden olma, çevre faktörleri
    Nadiren de olsa altta yatan başka bir problem olma olasılığını göz ardı etme
    Gaz sancısı geçmiyorsa ne yapmalı? Hekim başvurmak gerekir mi?
    Genellikte artan şiddette ağlama veya ağlama süresinin uzaması
    Eşlik eden kusma, kanlı kaka yapma, beslenme isteksizliği, artan karın şişliği, ciltte yaygın egzama
    Kilo alımında duraklama
    Boğulmuş fıtık, ateş, bilinç değişikliği gibi bulgular varsa mutlaka hekime başvurulmalıdır.
    Üriner sistem enfeksiyonu, akut otitis media inek sütü alerjisi ekarte edilmelidir.
    İlaç tedavisi etkili midir?
    Davranışsal tedavi ve bebeği rahatlatacak uygulamalar daha etkin olmaktadır.
    Bitki çayları ve bitkisel kökenli gaz giderici şuruplar yeterli etkinlik gösteremeyebilir ayrıca yan etkilerine karşı da doktor bilgisi olmadan kullanılmamalıdır.
    İlaç tedavisinde sık kullanılan simetikon, gazın rahat çıkarılmasını sağlamakta ancak fayda gösterilememiştir.
    Spazmı gidermeye yönelik ilaçlarla da ciddi yan etkiler gözlenmektedir.

Sayfayı Paylaş